Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.05
BIST 1,111
%0.28
Dolar 7.57
%0.29
Euro 8.98
%0.87
Altın 475.82

Türkiye’de Tarikatlar, Cemaatlar.. – İrfan Küçükköy

20 defa okundu kategorisinde, 25 Şub 2020 - 12:12 tarihinde yayınlandı
Türkiye’de Tarikatlar, Cemaatlar.. – İrfan Küçükköy

Türkiye’de Tarikatlar, Cemaatlar.

Türiye’nin eski hayatı, tarikatlı, cemaatli bir dini sistem içinde değildi. Çocukluğumdan beri Konyadaki dini hayatı, ve yirmi iki yaşımdan itibaren hemen bütün Türkiyedeki dini hayatı biliyorum. Tarikatlar ve cemaatlar yok muydu, vardı ama sayısı da, müntesipleri de azdı.  Azdı ama dini hayattaki gayretleriyle saygı toplarlardı.

En yaygın tarikat Sami Efendi şeyhliğinde Nakşi grubu idi.Konya’da  elli- altmış müntesibi vardı.  Konyada Şeyhin temsilciliği Dişçi Mehmet Efendi yapardı. Öne çıkan özellikleri farz ibadetler yanında nafile ibadetlere gayret göstermeleri idi.  Aktif bir rabıtaları var mıydı, bilmiyorum. Benim tanıdığım Tarikat mensupları  Sami Efendi’yi çok seviyorlardı ama rabıta yapmıyorlardı. Gençliğimde onların bir kaç toplantılarına katıldım, toplu zikir yaparlardı ama rabıta yapmazlardı. Hacıveyiszade hiç bir toplu zikre katılmaz derlerdi. Ama onlara saygılı olduğu söylenirdi. 

Bunların en önemli özellikleri zühdleri idi.  Şeyh Sami Efendi  ve vekilleri evlerinin iaşelerini kendi el emekleri ile karşılarlardı.Sami Efendi Hukuk terkti, bir ticari özel kurumun  muhasebe defterini tutuyordu. Konya’da Dişci Mehmet Efendi diş teknisyenliği yapıyordu.

 Diğer tarikatların sabit taraftarları olmazdı. Beşer, onar adamları olurdu, aşırılıkları yüzünden dindar çoğunluk arasında itibarları olmazdı. Onların karşısında duran müteşerri hocalar olurdu. Kale gibi dururlardı. Akaidî safiyeti korumaya çalışırlardı.

 

Günümüzde Türkiyenin tamamında on kadar  tarikat demiyeceğim, tarikat adlı teşkilarlar ve cemaatler var.  Tabiri caiz ise  Siyasi Parti haline geldiler, zühd hayatları yok ama particilik gibi taraftarlığı var.  Kimi sarık, cübbe ile boy gösteriyor., kimi şeyhin ata yurduna otobüsler kaldırıyor, Kimi Yurt dışında mekan tuttu.

Kimi yarı moderrnizmi oynuyor, kimi hergün keramet gösterisi yapıyor. Biri, Koronavirüs için dua ettim çıktı, Çin cezasını  buldu, yakında Uygurlar kurtulacak derken Şimdi bu virüs Türkiye sınırına gelince sosyal medyada dün şöyle okudum. “Şeyhimiz haber verdi. Türkiye bir süre komşularına sınırları  kapatacak, Yeni Türkiye Osmanlı topraklarını da aşarak büyük devlet olarak yeniden ortaya çıkacak” diye yazıyor. Şeyh Edebalilerin hakikisi yok ama siyaset habercileri pek çok. Bazılaru 1992’de “Bağdat’ı işgalden ben kurtardım” derkwn 2002’de Bağdat işgal edilince bunu söylemez oldu.

 “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diye bir yalan nakil bile uydurdular. Biraz okumuş olanlar, sebeb-i vürûdu başka olan hadisleri bu anlama yönlendiriyorlar.

Çok şey yazılabilir ama bir şey daha yazıvereyim. Tarikatlar zühd hayatından holding hayatına evrim geçirdiler. Şeyhlerin kiminin Fabrikası, kiminin kaç bin şubeli market zinciri, kiminin termal otelleri var. Hemen hepsinin televizyonları var. Resmi  Kur’an kursları kadar cemaat kursları var. Ben eğitimlerini bilirim.  Dini eğitimin ilk okulu. Güya hocaları İlahiyat Fakülltelerine ta’n ediyorlar. Kiminin, market zinciri, Hac şirketi, vakıfları, televizyonları birden var. Devlet parası halkın parası, herkese helal olsa halkın vebalini yüklenemeyiz deyip devletle iş yapmayanların tsraftarları değil şeyhleri şimdi Milyarlık devlet kredisi alıyorlar. Vergiden muaf vakıflar kurup, geri ödemesiz hibe milyonlar alıyorlar.

 

Bu kadar yalama olduktan sonra eski safiyetlerine dönmeleri mümkün mü bilmiyorum.

 

Kaynak : Adana Post

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar
Yurt Haber 1998'den buyana Muhabir