Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.01
BIST 1,124
%1.80
Dolar 7.80
%2.07
Euro 9.09
%1.72
Altın 466.39

‘O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler’

13 defa okundu kategorisinde, 01 Nis 2020 - 16:43 tarihinde yayınlandı
‘O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler’

O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler

(O balıklar ki deniz içindedir, denizi bilmezler) Hayali

Covid -19 virüsü yaşamlarımızı derinden etkiledi. Düzenimizi bozdu, alışkanlıklarımızda ve algılarımızda değişikliğe yol açtı. Hepimiz neler olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz. Bir yandan virüs ve alınacak tedbirlerle ilgili bilgilenmeye çalışırken diğer yandan virüsün doğal yollarla mı bulaştığı yoksa modern firavunların oyunu mu olduğunu çözmek istiyoruz.

Bu sorular zamanla berraklaşacak. Ben virüsün insanlığa yaşattığı bu sıkıntılardan çıkarılacak derslerin olduğunu düşünüyorum. Çıkarılabilecek en önemli derslerden biri de insanların elindeki imkânların farkında olup şükretmemesi.

Hayali, bu dizeye tasavvuf açısından farklı anlamlar yüklemişse de basit anlamda insanların yaşadıkları çevrede elindeki kıymetlerin farkında olmamalarını anlayabiliriz.

Evlerimize çekilip birçok şeyden mahrum kalınca anladık kıymetini imkânlarımızın. İşimizi, arkadaşlarımızı özledik. Can atıyoruz işe gitmek için. Açık havada dolaşmak, yürümek, sohbet etmek ne kadar kıymetliymiş, çıkamayınca anladık. Özlediğimizde büyüklerimiz ile bir araya gelmek ne kadar güzelmiş, kapıdan ihtiyaçlarını verip ellerini öpemeden ayrılınca anladık.

Mevlana Mesnevi’de şöyle bir olay anlatır: Adam kafeste yıllardır sesini dinlediği bülbülden sıkılıp doğaya göndermiş. Zaman geçince bakmış olmuyor, bir kuş yakalayıp koymuş kafese. Derken karga, gaaak diye ötünce adamcağız, bu ne kötü bir ses diye hayıflanmış. Vay benim bülbülüm diye sızlanmaya başlamış. Mevlana bu hikâyenin sonuna şu notu düşmüş: Adamlık, kargayı görmeden bülbülün kıymetini bilmektir. Elimizde o kadar çok bülbül var ki sağlığımız, ailemiz, dostlarımız… Corona gaaak diye öttü galiba.

 

Adem Yürekli

Ankara, 01.Nisan.2020

 

Kaynak : Adana Post

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar
Yurt Haber 1998'den buyana Muhabir