Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.70
BIST 1,408
%0.18
Dolar 8.29
%0.29
Euro 10.00
%0.70
Altın 474.05

Katar’da bulunan Osmanlı sancağı, İngiliz şirketince satılacak

36 defa okundu , kategorisinde, 28 Eyl 2021 - 22:21 tarihinde yayınlandı
Katar’da bulunan Osmanlı sancağı, İngiliz şirketince satılacak

Yüksek değerli sanat eserleri ve tarihi eserlerin açık artırma usulü satıldığı bir İngiliz müzayede şirketi olan Christie’s, Katar’da bulunan 1893 yılına ait Osmanlı sancağını internet sitesine koydu. Osmanlı sancağının, 1893 yılında Osmanlı Devletine başkaldıran Katarlı aşiretler ile Osmanlı askerleri arasında geçen savaş sırasında Katar’da kaldığı tahmin ediliyor.

İngiliz müzayede şirketi, Katar’da bulunan Osmanlı sancağını açık artırma usulü satışa sundu. 1893’te Osmanlı yöneticileriyle anlaşmazlığa düşen Katar kaymakamı Câsim Âl-i Sânî’nin isyanı üzerine Doha’daki askerî birlik arasında çıkan savaş sırasında ele geçirildiği tahmin edilen sancağa, internet sitesinde 8 bin-12 bin Sterlin arasında değer biçildi. Müzayedenin 28 Ekim 2021’de gerçekleşmesi planlanıyor.

Açık artırmaya sunulan sancağa ilişkin bilgilerin yer aldığı internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Askeri tarihçi Doç. Dr. Süleyman Tekir, konuyla ilgili Genelkurmay Başkanlığına çağrıda bulunarak, “Bir Osmanlı sancağı Katar’da yapılacak açık artırma ile satılacakmış. Bu sancaklar uğruna çok şehitler verildi. Umarım Genelkurmay Başkanlığı sancağı ülkeye getirir. Şimdi esaretten kurtarma vakti!” ifadelerini kullandı.

KATAR VE AL WAJBAH SAVAŞI (1893)

Katar yarımadasının doğusunda, batıya doğru uzanan 5 kilometrelik sahilin sığ bir koyunda yer alan eski balıkçı köyü Bid‘a’nın bulunduğu yerde kurulmuştur. XIX. yüzyılın başlarında Bahreyn’e bağlı olan Devha’nın (Doha) bu yüzyıldan önceye ait tarihiyle ilgili bilgiler yok denecek kadar azdır. XVI. yüzyılda Bağdat (1534) ve Basra’nın (1538) fethinden sonra Basra Körfezi’nin batısındaki bölgelerin Osmanlı topraklarına katılmasıyla Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Bahreyn emîri Devha’ya karşılık Necid hâkimi Suûdîler’e vergi ödüyordu. Katar’daki Müsellem kabilesi Bahreyn emîrine vergi ödemeyi durdurunca Bahreynliler Katar’a iki saldırı düzenlediler ve Devha’nın içinde bulunduğu bölgeyi yağmaladılar. 1867’de de Bahreyn ve Ebûzabî emîrlerinin Devha üzerine başlattıkları saldırıda bölge halkını zor durumda bıraktılar. Bu sırada Katar Şeyhi Muhammed b. Sânî’nin bölgede idareyi ele geçirmesinden sonra Bahreyn ile ilişkiler kesildi.

Osmanlı Devleti’nin Bağdat valisi olan Midhat Paşa’nın 1871’de Necid ve Lahsâ bölgesindeki reformları sırasında Katar yeniden Osmanlı yönetimi altına alındı ve Basra vilâyetine bağlı Necid sancağının bir kazası olarak teşkilâtlandırıldı; Devha da kaza merkezi oldu. 1872’de Osmanlılar Devha’ya 100 asker ile çeşitli ateşli silâhlardan oluşan bir kuvvet gönderdiler ve burada bir karargâh kurdular. 1893’te Osmanlı yöneticileriyle anlaşmazlığa düşen Katar kaymakamı Câsim Âl-i Sânî’nin isyanı üzerine Devha’daki askerî birlik zor durumda kaldıysa da Osmanlı gemilerinin şehri topa tutması üzerine isyan bastırıldı; bölgede yeniden hâkimiyet sağlanmasıyla Devha’nın önemi daha da arttı. XIX. yüzyılın sonlarında Devha’da biri burada büyük bir cami yaptıran Şeyh Câsim’e, diğeri oğlu Abdullah’a ait iki kale bulunuyordu. Şehrin etrafı surlarla çevriliydi ve özellikle son derece muhafazalı olan limanı stratejik öneme sahipti. 1900’lerde şehrin, 3 kilometrelik bir sahil şeridine yayılmış yaklaşık 12.000 nüfuslu bir inci avcıları limanı olduğu bilinmektedir.

1916’da Katar Şeyhi Abdullah Âl-i Sânî ile İngiltere arasında imzalanan himaye anlaşmasının arkasından İngilizler Devha’da resmî bir temsilci bulundurmaya başladılar. Devha, 1971’de Katar’ın bağımsızlığını ilân etmesinden sonra yeni devletin başşehri oldu. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Katar’da petrol yataklarının keşfiyle gelişen ülke ekonomisi sayesinde başşehrin modernleşmesi gerçekleştirildi. Bu maksatla yeni yerleşim alanları, çeşitli ticaret merkezleri ve deniz suyunu arıtma tesisleri kuruldu. 1970’ten sonra nüfusta görülen artış sonucunda (1986’da 217.294) şehir banliyölere doğru gelişti ve kuzeybatıda Medînetü Halîfe, kuzey sahil kesiminde de Medînetü Şimâl ve Hor gibi modern yerleşim merkezleri oluştu.

Kaynakça: İslam Ansiklopedisi



QHA

Haber Editörü : Tüm Yazıları